son's profileSONERPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
March 28 üşüyorum reisBir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum... March 07 ADINI KOYAMADIĞIM SEVDAMJanuary 06 suç ve cezaÜç kadın arkadaş bir kaza sonucu aynı anda hayatlarını kaybedip cennete giderler. Cennetin kapısında onları karşılayan melek: "Sizin burada uymanız gereken tek bir kural var: ördeklere dikkat edin sakın üstlerine basmayın" der. Sonra kapı açılır üç kadın cennete girerler. Gerçekten de etraf ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansızdır. Dikkat etmesine rağmen kadınlardan biri kazayla bir ördeğin üstüne basar. Hemen bir melek belirir. Yanında son derece çirkin bir adam vardır. Kadını kolundan adama kelepçeler ve "Ördeğin üstüne basmanın cezası olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yaşayacaksın" der. İkinci gün kadınlardan biri yine kazayla bir ördeğin üstüne basar ve melek anında yanında çok çirkin bir adamla gelip onları kadına ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü kadının gözü bu olaylardan çok korkar. Diğerlerinin akıbetine uğramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yaşamamak için her attığı adıma çok dikkat etmeye başlar. Aradan aylar geçer ve hiçbir ördeğin üstüne basmaz. Derken bir gün bir melek belirir. Bu kez yanında boylu poslu inanılmaz derecede yakışıklı bir adam vardır. Melek hiçbir şey söylemeden yakışıklı adamla kadını kelepçeler ve yine birşey söylemeden çeker gider. Kadın mutluluktan uçmaktadır. O güne kadar gördüğü en yakışıklı adamla kelepçelenmiştir. Adama döner ve: "Ben acaba ne yaptım da sonsuza kadar senin gibi yakışıklı bir adamla birlikte olmayı hak ettim?" diye sorar. Adam suratı asık bir şekilde cevap verir: "Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördeğin üstüne bastım." December 29 Yönetici ve mühendisÇok uluslu bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün şehrin üzerinde balonla gezintiye çıkar. Aksilik bu ya, hem yola çıkarken yanına harita almayı unutur, hem pusulasını balondan aşağıya düşürür, hem de yolunu kaybeder. İnmek için uygun bir yer araken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır. - "Afedersiniz, ben neredeyim acaba?" - "Yerden 500 metre yükseklikte bir balonun içindesiniz." Yönetici sinirlenir: - "Siz mühendissiniz değil mi?" - "Evet, nereden bildiniz?" - "Çünkü başım belada ve size bir soru sordum. Cevap olarak verdiğiniz bilgi tamamen doğru ama aynı zamanda tamamen yararsız." - "Siz de yöneticisiniz değil mi?" - "Evet de siz nereden bildiniz?" - "Çünkü yerden 500 metre yükseklikte bir balonun içindesiniz, yolunuzu kaybetmişsiniz, pusulanız yok, haritanız yok ve berbat durumdasınız. Fakat bütün bunlar şimdi benim suçum oldu." İş görüşmesiAdamın biri gazetede gördüğü seçkin bir şirketin iş ilanına başvurur ve kısa bir süre sonra da görüşmeye çağırılır. Görüşme olumlu geçer ve prensipte anlaşıldıktan sonra çalışma koşullarına gelindiğinde müstakbel patronuyla aralarındaki konuşma şöyle gelişir. A: Beyefendi bilmeniz gereken bir mevzu var ki, ben 5 bin YTL'den aşağı bir ücretle çalışmam. P: Aman efendim dert ettiğiniz şeye bakın; biz zaten 7 bin 5 yüz YTL'den aşağı maaş vermiyoruz kimseye… A: Harika! Ancak bir mevzu daha var ki bana tahsis edeceğiniz araba iyi bir araba olmalı üstelik son model… Zira başka türlü çalışamam. P: Hah hah hah! Hiç merak etmeyin biz zaten bütün çalışanlarımıza cip Veriyoruz. Üstelik en son ve en büyük modelinden. Adam gittikçe hem sevinmeye hem de endişelenmeye başlar, ama böyle bir fırsatta ele geçmez deyip devam eder konuşmasını sürdürmeye, patron da devam eder cevap vermeye… Artık iyice afallamıştır ve dayanamayıp sorar: "Şaka yapıyorsunuz herhalde?!" Patron cevap verir: "Ama önce siz başlattınız...!" December 26 Konuşulan konu -Günün fıkrasıKalp cerrahı
Dünyanın en ünlü kalp cerrahının arabası bozulmuş. Arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabanın kaputunu açmış ve kalp cerrahına dönerek:
- "Size birşey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerde olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım. Söylesenize nasıl oluyorda siz binlerce dolar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?" Bunun üzerine cerrah tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş: - "Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesenize!" Konuşulan konu -Günün fıkrasıTelekom
Rus fizikçiler, yerin 100 metre altında bakır tel bulduklarını, bunun ise atalarının bundan 1000 yıl öncesinde telefon şebekelerinin oldugunu kanıtladığını duyurdular. Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinden cevap geldi. Amerikan bilim adamları, yerin 200 metre altında 2000 yıl öncesine ait fiber optik hatlar bulduklarını, ve bunun, Amerikan toplumunun, Ruslardan 1000 yıl önce gelişmiş dijital haberleşme sistemlerini kullandığının kanıtı oldugunu söylediler. Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinden cevap geldi. Türk bilim adamları yerin 500 metre altına kadar kazdıklarını ve hiçbirşey bulamadıklarını, bunun ise atalarının 5000 yıl öncesinde mobil telefon ve kablosuz iletişim sistemlerine sahip olduklarının kanıtı olduğunu söylediler... September 05 hayatBÖLE HAYATIN A.QEski zamanlarin birinde bir adam hayatin anlaminin ne olduguna takmis kafayi...Buldugu hiçbir cevap ona yeterli gelmemis ve baskalarina sormaya karar vermis.. Ama aldigi cevaplarda ona yetmemis.Fakat mutlaka bir cevabi olmali diyormus..Ve dolasip herkese bunu sormaya karar vermis.. Köy,kasaba,ülke dolasmis bu arada zamanda durmuyor tabiki ... Tam umudunu yitirmisken bir köyde konustugu insanlar ona -Su karsi ki daglari görüyormusun,orada yasli bir bilge yasar! istersen ona git belki o sana aradigin cevabi verebilir. " demisler. Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yasadigi eve ulasmis adam.. Kapidan içeri girmis ve bilgeye Hayatin anlaminin ne oldugunu somus .. Bilge sana bunun cevabini söylerim ama önce bir sinavdan geçmen gerekiyor demis ... Adam kabul etmis.. Bilge bir çay kasigi vermis adamin eline ve içinede silme bir sekilde zeytinyag doldurmus. Simdi çik ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel ... Yalniz dikkat et kasiktaki zeytinyag eksilmesin eger bir damla eksilirse kaybedersin... Adam gözü çay kasiginda bahçeyi turlayip gelmis.Bilge bakmis evet demis kasikta yag eksilmemis,peki bahçe nasildi? Adam saskin..Ama demis ben kasiktan baska bir yere bakmadim ki... Simdi tekrar bahçeyi dolasiyorsun kasik yine elinde olacak ama bahçeyi inceleyip gel, demis Bilge... Adam tekrar bahçeye çikmis gördügü güzellikler büyülemis muhtesem bir bahçedeymis çünkü ... Geri geldiginde bilge, adama bahçe nasildi diye sormus ... Adam gördügü güzellikler karsisinda büyülendigini anlatmis.. Bilge gülümsemis ,ama kasikta hiç yag kalmamis demis ve eklemis : "Hayat senin bakisinla anlam kazanir ya sadece bir noktayi görürsün hayatin akip gider sen farkina varmazsin.. Yada görebilecegin tüm güzelliklerin tam ortasinda hayati yasarsin akip giden zamanin anlam kazanir ... " "Hayatinin anlami senin bakislarinda gizlidir" February 25 DENİZE GİRMEK YASAKbir gurup İngiliz, Amerikan, ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. berden şiddetli bir fırtına kopmuş. geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş.
fakat kimse buna inanmayarak denize atlamayı kabul etmemiş. bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış
"git birde sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeye" demiş.
tayfa gitmiş ve bir süre sonra geri dönmüş kaptan merakla sormuş:-
:-eee neolduu?
:-hepsi atladılar efendim demiş kaptan çok şaşırmış
:-nasıl olur, daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardıı ne dedin onlara?
çok kolay: ingilizlere " sizin gibi insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalı :):)
amerikalılara deniz suyunun insan vicuduna iyi geldiğini :):):
türklere ise denize girmenin yasak olduğunu söledim demiş:):):):): February 23 bisiklet tamircisi (fıkra) hitler ve stalin bir barda oturmaktadır o sırada bara gelen bir müşteri onları görür ve şaşkınlıkla:
siz hitler ve stalin değilmisiniz diye sorar. onlar evet der
-- eee napıyosunuz burda ? der adam
3. dünya savaşını planlıyoruz.
---- neler yapacaksınız?
14 milyon yahudi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz der
adam şaşkınlıkla bisiklet tamircisimi ? der
hitler staline döner ve ben sana demedimmi yahudileri kimse takmaz diye:)))
January 09 uçmak isterdimDecember 13 hüzünlü ama gerçek aşkın neler yaptığını bilen varmı
çılgın iki genç aşık geç saatte motorla yola çıkmışlar biraz geçtikten sonra
delikanlı arkasında kendisine sarılan ve hiç bırakmıyıcakmış gibi duran sevgilisine başındaki kaskın sıktığını ve onu alıp takmasını istemiş genç kız kaskı alıp takmış ve
genç :söle bakalım beni seviyomusun demiş
kız :evet evet evet
genç: ne kadar
kız:çok seviyorum
genç:bende seni çok seviyorum demiş
ve ertesi sabah gazetelerde bir haber temde hız yapan motor un frenlerinin boşalması nedeniyle motor sürücüsü boynundan aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti gencin sevgilisi yaralı kurtuldu
ama gerçekte bunu sevgilisi son anda anlamış ve bu kadar hız yapma demişti ama sevgilisinde ses yoktu çünkü yapa bileceği bir şey yoktu frenler boşalmış ve motor uçuyodu bunu anladığı anda zaten sevgilisine kaskınuı vermiş onun kurtulmasını sağlamıştı ........... ve kaza olmuştu bizimse haberlerden duyduğumuz işte şu.::: motoruyla hız yapan bir geç ölmüş sevgilisi ise yaralıydı
|
|
|